top of page

FILM YORUMLARIMIZ

Başlangıçlar: Belki Bu Defa, Belki Şimdi





İyi bir başlangıç için ne gerekir? Bunun cevabı temelde iyi bir bitiştir aslında. Bir düzen tam olarak bitmeden o düzene dair yeni, iyi bir başlangıç yapmak ne kadar sağlıklı olurki? Ozan Yoleri’nin ilk uzun metrajı “Başlangıçlar” filmi ise yeni bir başlangıç yapmak isteyen ancak bu başlangıç için bir şeylerin bitmesi gerektiği fikrini bir türlü hayata geçirememiş olan Defne karakterini merkeze alır. Defne film boyu kendini bir yere ait hissetmez. Film temelde bu aidiyet durumunu ön plana çıkartır.


Defne’nin yaşadığı aidiyetsizlik hissi aslında filmi izleyen Defne’ye yakın yaş grubunda olan kitleye pek uzak değil. Bakıldığında hayat yolunda hep çok seçimli belirsizliklerle karşı karşıya kalınır. Seçmek burada önem arz eden temel meseledir. Bu mesele üzerinde düşünmeden önce temel bir soru sormak icap eder, bu soru ise Werner Weidenfeld’in sorduğu şu soru olacaktır: “Bireyler çoğulcu tercih çeşitlilikleri arasından seçimlerde bulunarak hayatlarını nasıl anlamlı hale getirebilirler?”


Defne’nin hayat yolculuğunda bu anlamlı hale getirme sorusu uzun bir süre gündem dışında kalır. Çünkü yaşamış olduğu yas ve ayrılık süreçleri onu bir hayli yıpratmış durumdadır. Yeni “geçici” hayatına adapte olmaya çalışırken bu gündem dışı es geçilen soru orada durmaya devam eder. Defne’nin bu soruyu kendisine sormak için zamana ihtiyacı olduğu hikâye akışından anlaşılır düzeydedir.




Bu soruyu sormadaki doğru zamanı sağlayan ise Defne’nin Osmanlı tablosunu restore ederken yaşadığı süreçtir. Bu süreçte tabloyu onarma işlemini yaparken, bu işlemi; farkında olmadan bir bakıma kendi ruhunu da onarma işlemiyle eş tutuyor. Defne’nin başlangıç problemi, görünmeyeni görünür kılmak kadar görüneni görünmez kılmak gerektiğini de düşündürür. Defne aldığı restoratör eğitiminden mütevellit hep görünmeyeni daha iyi bir şekilde görünür kılmak için çabasını ortaya serer. Ancak mesleki olarak hep bu konumdayken kendi özel hayatında görüneni görünmez kılması gerektiğinin farkına varamaz. O yüzden bir türlü “Belki bu defa, belki şimdi başlıyorum” diyemez. Fransa’ya dönmeli mi İstanbul’da mı kalmalı diye ikilemde kalır. Ne yapmak istediğinin farkındadır aslında ama son sahneye kadar bunu bir türlü dillendiremez.

Defne yeni başlangıcı için artık hazırdır. Oysaki her yeni başlangıcın hayatın bir noktasında yeni bir başlangıç daha doğuracağından habersizdir. Filmin ismi tam burada devreye girer: “Başlangıçlar”, bu ismin anlamı şurada yatar, başlangıç dediğimiz durum tekil ele alınmamalıdır. Her başlangıcın bir bitişi olduğu kadar her bitişinde bir başlangıcı olur.Başlangıç başlangıcı doğurur aslında. Haliyle hem dilsel olarak hem de sistematik olarak ele alındığında “başlangıçlar” ifadesi çok yerinde bir kullanımdır. Defne’nin bu başlangıcıyla film perdesi kapanır. Belki bu defa, belki şimdi diyerek başlangıcı için o adımı atar. Bir sonraki başlangıcına kadar bu adım artık onun itici gücü olacaktır.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page