top of page

FILM YORUMLARIMIZ

With Honors: Son Taş

Güncelleme tarihi: 16 Tem 2023

With Honors: Son Taş


“Ben gerçekten buraya mı aidim?” sorusunu kendimize birçok kez sormuşuzdur. Bu soruda vurgulanması gereken kelime hangisi peki? “Ben” mi, “burası” mı, yoksa “ait olmak” eylemi mi? Bu sorunun cevabı, soruyu soran kişi ve bağlamına göre değişecektir. Hem vurgu sorusu hem de aidiyet sorusu üzerine düşünürüz düşünmesine ancak asıl önemli olanı göz ardı ederiz. Bu soruyu sorma lüksüne dâhi sahip olamayan, yani hiçbir yere ait olamayanların bu aidiyet sorusunu dâhi soramamalarını. With Honors filmi de bu aidiyet sorusunu soramayan bir evsizin hikâyesini anlatır.


With Honors, Monty adında bir öğrencinin tezini kalorifer dairesine düşürmesini ve o tezi bulan Simon Wilder isimli evsiz ile yaptıkları bir anlaşmayla başlar. O anlaşmaya uymayan Monty tezini almak için Simon’la bir anlaşma daha yapar. Anlaşmaya göre Monty ona herhangi bir şey verdiğinde Simon da ona tezinin bir sayfasını verecektir. Monty başlangıçta bir insan olarak dâhi görmediği Simon’ı tanıdıkça ona ısınır ve aralarındaki ilişki de olumlu bir şekilde ilerler.


Monty zamanla şu soruyu sorar: “Ben niye buradayım, o niye orada?” Bunun adil olmadığını düşünür. Bu düşünce onu, tezini yeniden düzenlemesine kadar götürür. Oysa en başında Simon’ın teziyle ilgili söylediklerine kulak vermemiştir. Çünkü Monty, evsiz birisi olan Simon’a bir değer biçmez. Biçmediği için de Simon’ın ne düşündüğünü umursamaz bile. Hatta onun kendisine dahi saygısının olmadığını düşünür. En başta, böyle düşünmesine sebep olan şeyin ne olduğunun farkına varmaz. Film ilerledikçe görürüz ki, asıl kendisine saygı duymayan kişi Monty’dir. Çünkü kendisine saygısı olan birisi verdiği sözde durmalıdır. Monty ise henüz tanışmalarının başında Simon’la yaptıkları ilk anlaşmada bunu yerine getirmez.



Dostluğun Değişen Halleri


Monty, Simon’dan birçok ders alır. Eşitlik, özgürlük, adalet üzerine olan bu derslerden en mühimi insanın değeridir. İnsanın “insan” olarak değerini anlaması Simon sayesinde olur. Monty başlangıçta değer biçmediği Simon’a, zaman geçtikçe bir değer atfeder, bu değer sayesinde aralarındaki bağ gittikçe güçlenir. Başlangıçta çıkara dayalı olarak kurulan bu dostluk ilişkisi zamanla hazza dayalı dostluğa dönüşür. Filmin sonuna doğru ise dostluğun iyiye ve erdeme dayalı halini görürüz. Tüm bu halleri göz önünde bulundurunca dostluğun değişen ve evrilebilen bir yapısı olduğunu görürüz. Peki biz dostluğu nasıl kavrıyoruz? Kurduğumuz dostluk bağlarının temelinde yatan şey nedir? Duygusal bir bağ mıdır bu yoksa aldığımız haz mıdır? Film biraz da bu sorular üzerine düşündürtüyor.


Anı Toplayıcısı


Simon’ın bir “anı toplayıcısı” olduğunu onun topladığı taşları Monty’e göstermesinden anlarız. Anılar insanın hayatında çok önemli bir yer kaplar. Özellikle zamanla demlenen bu anıları anımsadıkça anıların kıymetini fark ederiz. With Honors’a bakış atarken Simon üzerinden bizler de geçmişe dönük anılarımızı anımsarız. Belki bizler bunun için; Simon gibi taş toplamasak da, biz de kendi yöntemlerimizle anımsadıklarımızı diri tutmanın bir yolunu buluruz. Hayat bir bakıma Simon için ilk taş ve son taş arasında gidip gelirken, aldığı son taş belki de onun için en kıymetlisiydi. Filmdeki biriken duygu yükünün taştığı kapanışla beraber With Honors izlemesi keyifli, bitişinde insanın yüzünde hüzünlü bir tebessüm bırakan bir film.


  1. Aristoteles Nikomakhos’a Etik kitabında dostluğu anlattığı bölümde dostluğu üçe ayırır. Bunlar; çıkara dayalı dostluk, hazza dayalı dostluk, iyiye ve erdeme dayalı dostluktur. Filmde Simon ile Monty’nin yaptığı anlaşmadan ötürü her bir şey verdiğinde tezinden bir sayfa almasını çıkara dayalı dostluğun temeli olarak alabiliriz. Ardından Monty’nin Simon’dan bir şeyler öğrenmesi onunla olan ilişkisini hazza dayalı hale getirir. En sonda tezini arka plana atıp Simon’ı çocuğuna götürürken bu dostluğun iyiye ve erdeme dayalı hale evrilmesine şahit oluruz. Aristoteles’in dostluğa bakışına bir göz atmak isteyenler için bkz: Aristoteles, Nikomakhos’a Etik, Çev: Saffet Babür, BilgeSu yay, 2018, s.155-175.





Aristoteles Nikomakhos’a Etik kitabında dostluğu anlattığı bölümde dostluğu üçe ayırır. Bunlar; çıkara dayalı dostluk, hazza dayalı dostluk, iyiye ve erdeme dayalı dostluktur. Filmde Simon ile Monty’nin yaptığı anlaşmadan ötürü her bir şey verdiğinde tezinden bir sayfa almasını çıkara dayalı dostluğun temeli olarak alabiliriz. Ardından Monty’nin Simon’dan bir şeyler öğrenmesi onunla olan ilişkisini hazza dayalı hale getirir. En sonda tezini arka plana atıp Simon’ı çocuğuna götürürken bu dostluğun iyiye ve erdeme dayalı hale evrilmesine şahit oluruz. Aristoteles’in dostluğa bakışına bir göz atmak isteyenler için bkz: Aristoteles, Nikomakhos’a Etik, Çev: Saffet Babür, BilgeSu yay, 2018, s.155-175.





ANIL YAĞCI

 
 
 

Yorumlar


bottom of page